ANTALYA’NIN TURİSTİK ÇEKİCİLİKLERİ VE TURİSTİK HİZMETLER

1.Turizmin Tanımı, Başlıca Turizm Türleri ve Antalya 

Yerleşmek niyeti olmaksızın hava değişimi yapmak, sayfiyeye gitmek, spor, eğitim, ziyaret, inceleme ve araştırma yapmak, tedavi edilmek, eğlenip dinlenmek gibi amaçlarla; kültür ve sanat hareketleri sebebiyle toplu veya tek olarak yapılan seyahatlere “ Turizm ” denir.

 Turizm olayı bazı bilimler tarafından değişik yönleriyle ele alınmış ve tanımlanmıştır. Örneğin:

1-Ulaştırmayı esas alanlara göre:

Turizm; kişilerin bir yerden başka bir yere gitmek suretiyle yer değiştirmeleridir.

2-Coğrafi bölgeyi esas alanlara göre:

Turizm;  bir mahalde geçici olarak bulunanlarla mahallin sakinleri arasındaki ilişkilerin toplamıdır.

3-Aile bütçesinden yapılan tüketimi esas alanlara göre:

Turizm; sadece yer değiştirme ya da doğanın güzelliklerinden zevk alma değil, yeme, içme, eğlenme, konaklama, giyinme ihtiyaçları için harcama yaparak mutlu kılma sanatıdır.

4-İnsan psikolojisini esas alanlara göre:

Turizm; İnsan psikolojisinin bir belirtisi olarak ortaya çıkan yer değiştirme, değişiklik arama, uzaklaşma, kaçma isteğidir.

5-Kurumsal açıdan ele alanlara göre:

Turizm; para kazanma amacı taşımamak ve devamlı kalış şekline dönüşmemek koşulu ile yabancıların bir yerde konaklamalarından ve bir yere seyahatlerinden doğan olay ve ilişkilerin bütünüdür. 

Görüldüğü gibi turizmin çok yönlü karmaşık bir niteliğe sahip olması, üzerinde herkesin birleşebileceği tek bir tanım yapılmasını güçleştirmektedir.               

Turizm, geçmişten bugüne çok sayıda turizm türüne sahip olmuş ve daha da artmaktadır. Kıyı turizmi hala egemenliğini koruyan bir tür olsa da ona alternatif ya da tamamlayan birçokları eklenmiştir. Aşağıda bu turizm türlerinden Antalya’ da gelişme imkanı bulmuş olanlar kısaca tanıtılacaktır.  

Dağ Turizmi 

   Antalya’da kış sporları turizminde ilk akla gelen yer “ Saklıkent Kayak ve Dinlenme Merkezi ” dir. Kayak mevsimi beş ay süren merkezde pistlerin uzunluğu ve eğimi her türlü yarışa uygundur.

       Toros Dağlarının batı uzantılarından Beydağları; dağcılık ve tırmanma faaliyetlerine konu olmaktadır. Tekedoruğu, Bakırlı Dağı, Tahtalı Dağı ve Kızlar Sivrisi önemli doruklarıdır. En yüksek doruğu 3086 m ile Kızlar Sivrisi’dir.

       Alanya’da son zamanlarda dağ turizmi, trekking ve amatör dağcılığa

elverişli başta Akdağ ve Cebereis Dağı’nda olmak üzere gelişme göstermeye başlamıştır. Akdağ Turizm Bakanlığınca “ Kış Sporları Turizm Merkezi ” ilan edilmiştir. 

Av Turizmi

Antalya; sahip olduğu iklim özellikleri, zengin bitki örtüsü, değişik türde av hayvanları ile av turizmi için uygun bir ortam oluşturmaktadır. Antalya’da dağ turizminin yanı sıra av turizminin de gelişmesi istenmektedir. Türk turizminin başkenti olarak bilinen Antalya ve yöresi Toroslarda barındırdığı dağ keçisi ve yaban domuzu ile turizmin bir başka dalı olan av turizmine hizmet vermektedir. 

Turizmciler, dağ keçisi avı için ideal olan Beydağları, Düzlerçamı ve Gidengelmez Dağlarının av turizmi gelirlerini artıracağı görüşünde birleşmektedirler. 

Yat Turizmi 

       Turizm merkezi Antalya’ da dört marina vardır: Turban Kaleiçi Antalya Marina, Park Kemer Marina, Setur Finike Marina, Antalya Setur Marina. Ayrıca, Kaş ve Kalkan’ da yat bağlama yerleri mevcuttur. Setur Antalya Marina, Setur Finike Marina ve Kemer Antalya Marina “ Mavi Bayrak ” ödülüne sahiptir. 

       Setur Antalya Marina 200 denizde, 450 karada olmak üzere 650 yat kapasitesine sahiptir. Ülkemizin 5. büyük yat limanıdır. Marinanın en büyük özelliği 200 ton kapasiteli çelik taşıyıcıları olan kızaklama sistemidir. Süper yat olarak sınıflandırılan ve 100 ton ağırlığın üzerindeki yatları tamir, bakım ve onarım amacıyla karaya almak için gerekli sisteme sahip Doğu Akdeniz’deki tek marinadır. 

Mağara Turizmi 

Mağara Turizminde merak, heyecan, eğlence, spor ve tedavi vardır. Türkiye mağara zenginliği bakımından Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. İçlerinde hem buzul, hem de prehistorik değerler taşıyan müze mağaralardan Antalya’daki Karain Mağarası ile astım hastalığına yararlı Alanya’daki Damlataş Mağarası gibi sayısız mağaralar bulunmaktadır. 

Golf Turizmi 

Antalya kıyılarında yaşanan ılıman iklim sayesinde yıl boyunca golf oynama olanağı vardır. Türkiye’nin Akdeniz kıyısındaki ilk golf tesisi Antalya-Belek’teki 920 dönümlük araziye kurulmuş olan “ National Golf Club ” tür. Ayrıca;Belek’te Gloria Golf Resort, Tat Golf Club, Nobilis Golf Club bulunmaktadır. 

Rafting 

Antalya’da, özellikle son yıllarda adından sıkça söz ettiren “ Rafting Sporu ” na elverişli nehirler vardır. Bunlar; Köprüçay, Manavgat, Dragon, Göksu, Dimçay’dır. 

Köprüçay, Antalya’nın doğusunda olup uzaklığı 50 km’dir. Köprüçay’ın bir kısmı Köprülü Kanyon Milli Parkı içersindedir. Köprüçay’da rafting parkuru; Oluk Köprü’nün yaklaşık 100 m aşağısında suyun durgun olduğu ve nehrin cep yaptığı alandan başlar.

Alanya’da rafting sporuna en elverişli nehir, ilçenin 6 km doğusunda denize dökülen Dimçay Nehri’dir. Bu nehir üzerinde bulunan ve Alanya’nın 20 km kuzeydoğusundaki “ Alraft Tesisleri ” nde rafting sporunu yapmak mümkündür.  

Kültür Turizmi 

Festival, folklor, tiyatro, sergi gibi sanat etkinliklerine katılmak, geçmiş ve yaşayan uygarlıklar ile kültürel değerleri tanımak, tarihi yerleri ve toplumların yaşam tarzlarını görmek amacıyla yapılan gezi türüdür. 

Antalya’da halk kültürünün belirleyici unsuru, yörenin Yörük kültürüne sahip oluşudur. Antalya halkının büyük kısmını oluşturan Yörüklerin çoğunluğu toprağa yerleşmişlerdir. Konar-göçer yaşamı Antalya’nın sosyo-kültürel yapısını da etkilemiştir. Daha 20-25 yıl öncesine kadar yazın yaylaya, kışın kıyıya inen ve hayvancılıkla geçinen Yörükler, bugün hayvancılığı bırakmış olmalarına karşın, yaylacılık kültürünü modern araçlarla yaşatmaya çalışmaktadırlar. 

Yörük yaşamının etkisinin yanı sıra, geçmiş kültürlerin etkisini de kent yaşamında yadsımamak gerekir. Çünkü kent geleneğinin oluşmasında önemli unsurlardandır. Uygarlıklar üzerinde uygarlıklar kurulan bu yerleşimin, kentin asırlardır gelişen mimarisinin antik yerleşim yerlerinin ve günümüze bıraktığı kültürel yapıların, bugünkü kent yaşamına, halkın kültürel ve sosyal gelişmesine önemli etkileri olmuştur. 

Toplumsal yapının şekillenmesinde bir diğer unsur da, muhacir olarak gelip kent içerisine ve civarına yerleşen topluluklardır. Bu topluluklar geçmişte Balkan ve Girit göçmenleridir. Bugün de hızlı iç göç alan Antalya’da toplumsal yapı hızlı bir değişim sürecindedir. Son 20-30 yılın ekonomik gelişmeleri, turizme açılması, dünya kenti adayı olması, köyden kente göçü hızlandırdığı gibi, kültürel yaşamda da çok etkin değişim sürecinin yaşanmasına neden olmuştur. Ama yine de geleneksel yapı korunmakta aile yaşamı, toplum düzeni, yaşamdaki uygulama ve pratikler geleneklere bağlı olarak devam ettirilmektedir. 

İnanç Turizmi 

 Anadolu, farklı inançların ve medeniyetlerin buluştuğu bir coğrafyadır. Türkiye’de Hristiyan dünyası için kutsal kabul edilen mekanlardan bir tanesi de Demre’de; antik dönemdeki adıyla Myra’da bulunan ve Noel Baba olarak da bilinen ve vefat ettiği gün 6 Aralık’ta dini törenler düzenlenen Aziz Nicholas’ın kilisesidir. 

Antalya’da Hristiyan Dünyası için kutsal kabul edilen bir başka mekan da Perge’dir. Perge’de İ.S. 5 ve 6. yüzyılda şu an kalıntılar arsında yer yer görülebilen kilise ve bazıkalar inşa edilmiş, bu dönemlerde Perge önemli bir dini merkez olmuştur. Ayrıca İncil’de Aziz Pavlos’un Aksu Nehri’ni kullanarak Perge’ye ulaştığının yazılı olması, nehrin ve Perge’nin Hristiyanlığın kutsal nehir ve kentlerinden sayılmalarını sağlamıştır. 

Kongre Turizmi  

Antalya’da son yıllarda kongre turizminde önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bunda en büyük etken; iklim özellikleriyle yüksek sezon dışında da Antalya ve çevresinin ilgi çekmesidir. Antalya ilinde kongre turizmine hizmet verebilecek uluslararası standartlara uygun toplantı salonları mevcuttur. Kongre kapasitesi bakımından Türkiye’de 1. sıradadır  

Gençlik ve Öğrenci Turizmi 

Antalyanın özellikle iklim özelliği açısında öğrenci turizmi hızla gelişmektedir. 

Kent Turizmi   

  Turizmle ilgili yapılması gereken önemli düzenlemelerden birisi de bilgi vermeyle ilgilidir. Enformasyon büroları, posterler, ulaşım sektörüyle ilgili açıklayıcı işaretler turist açısından büyük önem taşır. Bunlar kentin her yerine yayılabileceği gibi, daha büyük ölçüde merkezde toplanma gösterirler. 

Kentsel turizmin temel unsurlarından birisi de alışveriştir. Alışveriş kapsamı içine yemek yiyecek yerler de girer. Bunların büyük kısmı kentin yine merkezinde toplanma eğiliminde olurken, yeme-içme ve turistik alışveriş kolaylıkları kent içinde özel düzenlenen rekreasyon ya da turizm alanlarında da toplanma gösterebilmektedirler. Alışveriş, artık önemli bir turizm çekiciliği haline dönüşmüş durumdadır. Her ne kadar alışverişin önemli bir turizm çekiciliği olduğu biliniyorduysa da, özellikle Kuzey Amerikalı tüccarlar kent dışından gelen ziyaretçileri dükkanlar, lokantalar, eğlence yerleri ve çok çeşitli başka hizmetlerden oluşan büyük merkezlere çekme fikrini yakın zamanlarda keşfetmişlerdir.

2. Kentin ve Yakın Çevresinin Turistik DDoğal Çekicilikleri  

Antalya kent merkezi ve yakın çevresinde turistik doğal çekicilikler büyük bir zenginlik taşır. Kent merkezinden dışına doğru yaklaşık 40 km’lik bir alanı içeren yakın çevrede, kent turizmine kaynaklık edecek ya da destek verecek doğal çekicilikler 3 grupta toplanabilir:

1.Milli Parklar

2.Piknik Alanları ve Orman İçi Dinlenme Yerleri

3.Kent içi parklar 

2.1.Milli Parklar  

Antalya ili sınırları içinde 4 milli park ve 1 tabiat parkı bulunmaktadır:

1-Olimpos-Beydağları Milli Parkı

2-Köprülü Kanyon Milli Parkı

3-Termessos ( Güllükdağı )Milli Parkı

4-Altınbeşik Mağarası Milli Parkı

5-Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı 

Doğal güzelliklerin yanı sıra sahip oldukları tarihi kalıntılar önemlerini arttırmaktadır. Bu milli parklardan  3 tanesi kent merkezine 45 dakikadan daha az bir zamanda ulaşılabilecek kadar yakın mesafededir. Bu özellikleri kent turizminde kullanılabilmelerini sağlamıştır.  

    2.2.Piknik Alanları ve Orman İçi Dinlenme Yerleri 

   Antalya kent merkezi yakın çevresindeki orman içi dinlenme yerleri şunlardır: 

Topçam Günübirlik Kullanım Alanı ( B Tipi )               

Kargıcak Günübirlik Kullanım Alanı ( B Tipi )               

Göynük Günübirlik ve Kamping Alanı ( A Tipi )               

Kındılçeşme Günübirlik ve Kamping Alanı ( A Tipi )  

Güllükdağı ( Termessos ) Günübirlik Orman İçi Dinlenme Yeri ( B Tipi )

Kurşunlu Şelalesi Orman İçi Dinlenme Yeri ( B Tipi ) 

Düzlerçamı Orman İçi Dinlenme Yeri ( B Tipi )               

Kepez Orman İçi Dinlenme Yeri  

        2.3. Kentiçi Parklar  

Atatürk Parkı ( Karayolları Parkı )               

Karaalioğlu Parkı 

Hasan Subaşı Kültür Parkı   

Yavuz Özcan Parkı

Recep Bilgin Parkı  

Aydın Kanza Parkı  

     3. Antalya Kenti ve Yakın Çevresinin Tarihsel Çekicilikleri

1-Ören yerleri

2-Eski eserler

3-Eski evler

     3.1. Kentin Yakın Çevresindeki Ören Yerleri

Termessos 

Perge 

Silyon 

Karain Mağarası 

Kocain mağarası

Beldibi Mağarası  

    3.2.Eski Eserler 

Selçuklu Hanları           

Evdir Han 

Kırkgöz Han 

Bir Kapılı Han 
İki Kapılı Han  

Pazar Hamamı                 

Gıyasettin Keyhüsrev Medresesi 

Karatay Medresesi 

Mevlevihane 

Zincirkıran Türbesi 

Nigar Hatun Türbesi 

Yivli Minare ve Külliyesi                

Yivli Minare Camii  

Kesik Minare Camii               

İskele Camii 

Balıbey Camii 

Muratpaşa Camii               

Tekelioğlu Mehmet Paşa Camii 

Aya Yorgi Kilisesi 

Hıdırlık Kulesi 

Saat Kulesi 

Hadrianus Kapısı 

Surlar               

Kaleiçi                 

Altın Portakal Film Festivali               

1950’li yılların ortalarında tarihi Aspendos Tiyatrosu’nda düzenlenmeye başlayan konserler ve tiyatrolar Altın Portakal Film Festivali’nin temel taşını oluşturmaktadır. Halkın yoğun ilgi gösterdiği ve her yıl yaz aylarında yapılan gösteriler gelenekselleşerek 60’lı yılların başına kadar bir şenlik havasında süregelmiştir. 

Bu şenliğin gönüllü organizatörü sanata düşkünlüğü ile tanınan Dr.Avni Tolunay’dır. 1963 yılında aday olduğu Belediye Başkanlığı seçimini kazanmasıyla, şenlik o yılların en revaçta olan sanat dalı sinemayı da bünyesine alarak 1964 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali’ni ortaya çıkarmıştır. Dr.Tolunay Antalya için başlattığı amblem arayışında yörenin simgesi olan portakalı, denizi, tarihsel öğeleri Venüs heykeliyle bütünleştirmiştir. 

Festivalin misyonu “ Türk sinema sektörünü maddi-manevi desteklemek, Türk film yapımcısını nitelikli yapıtlar üretmeye teşvik ederek, uluslar arası platforma açılmasına zemin hazırlamak ” olarak belirlenirken , Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Film yarışmasının kısa sürede gösterdiği performans ve sinema dünyasında yarattığı heyecan ile “ Türkiye’nin Oskarı ” unvanını aldı. 

1985 yılına kadar Antalya Belediyesi önderliğinde gerçekleşen festival o yıl Antalya Kültür, Sanat ve Turizm Vakfı tarafından organize edilmeye başladı. 1994 yılında ise Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Antalya’da yapılacak olan diğer kültür ve sanat etkinliklerinin bir vakıf çatısı altında toplanması karar alınmıştır. 

Bu karar doğrultusunda başta Antalya Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm alt belediyeler ve birçok işadamından oluşan 52 kurucu üyenin katılımıyla 15 Ocak 1995’te Antalya Altın Portakal Kültür ve Sanat Vakfı kurulmuştur. 

Vakıf 1995 yılında düzenlediği ilk festivalde bir ilke imza atarak 1. Uluslararası Altın Portakal Kısa Film/Video Yarışmasını gerçekleştirmiştir. Bu yıl 7.’si düzenlenen Uluslar arası Kısa Film/Video Yarışması, Altın Portakal Uzun Metrajlı Film Yarışması ile birlikte festivalin temel bölümlerini oluşturmaktadır.

  Kaynak:Deniz GÜZEL